Rekabete her zaman taraftarım

10.01.2017

285 Kişi Okumuş

0 Yorum

Rekabete her zaman taraftarım
Yaklaşık 25 yıldır bu medya-basın-reklam sektörünün içerisindeyim. Rekabetin acımasızlığını çok yaşadım, öyle ki rakibi düşman olarak görürdüm. Ne zaman ki Hollanda İşadamları Derneği´yle tanıştım ve Almanya Ticaret´le tanışıp onlarla çalışmaya başladıktan itibaren, işte o zaman gerçeğin bunun tam tersi olduğunu öğrendim. Rekabet son derece güzel, eğitici ve öğretici bir olgu olmasının yanı sıra, doğruya ve güzele ulaşmakta çok önemli bir faktördür.
  Hem toplum hem de kişisel gelişim için çok önemli olan rekabet, tüketicinin dostudur. Ben rakiplerim hakkında her zaman  saygı ile konuşurum. Sektörümüzde yetersiz ve kalitesiz hizmet veren şirketler elbette vardır, ama onlar için bile hiçbir zaman olumsuz konuşmam. Neticede hizmeti alacak olan kişi tüketicidir ve kendi özgür iradesini kullanmaktadır.
    Şayet almış olduğu hizmetten şikayetçi olacak olursa zaten deneme yanılma yoluyla sonunda doğruyu bulacaktır. Yoksa serbest piyasa ekonomisinin olduğu bir ülkede bir takım dayatmacı kurallara başvurmak, tüketiciyi korumak adına bir takım dernekler kurulmasına karşıyım. İnsanları, sadece başları sıkıştıklarında başvuracakları güven mekanizmaları kurarak eğitemezsiniz. Bu tüketiciyi bilinçlendirmek değil bilakis araştırma ve inceleme yapmalarını istememektir. Tüm sektörler de kalitesiz hizmet verenler olacaktır ancak bunlar sektördeki hizmetin genel kalitesini düşürmek yerine, tam tersi yükselmesini sağlayacak ve işini düzgün yapan kuruluşların eninde sonunda hakkettikleri yere gelmelerini sağlayacaktır.
   Bürokratik engellerimiz çok fazla, sadece ticaret kanunumuzda değil bir çok alanda zorluk çıkaran değil aksine kolaylıklar getiren sistemlerimiz olmalı. Müşterilerimiz daha bilinçli olur ve biz reklamcılara, dergicilere hoşgörü ile bakarlarsa sevinirim. Saygı göremiyoruz bu yüzden, devamlı hatalarımızla anılıyoruz. Taktir edilmekten ziyade hemen eleştiriliyoruz…
   Türkiye´de iş yapmak maalesef o kadar kolay değil. Türkiyeden girişimci çıksın diye can atıyoruz ama hukuk sistemimiz ve bürokrasimizle bunları engelleyen bir yapımız var. Mal alıp satmak isteyenlerin karşısına yüzlerce problem çıkıyor. Biz dergiciler, reklam ajanslarımız açısından;  müşterilerimiz reklama verilen parayı gereksiz görüyor, daha derdimizi anlatamadan kabul edilmiyoruz. Reklamı bilen ve reklamın bir iş kadar ihtiyaç olduğunu anlayanlarla çalışmak ise bizleri rahatlatıyor.
  Sanayici ve biz dergiciler elele olmamız lazım. Dergimizin adını da SANAYİ DERGİSİ  olarak çıkardık. Aslında Türkiye´de sanayici, reklamcılar ve dergiciler hep horlanmıştır. Kazanıyor, kaçırıyor, çıkarmıyor ve çalıyor mantığı var. Biz batı ülkelerinden daha cesuruz. Bilmesek te yine de her alan da iş yapıyoruz. Oysa herkes bildiği işi yapsa, daha rasyonel olur.
   Her şeyi yaptığınız zaman hepsinin en iyisini yapmak zor. Bir kere dergicilerden ve reklam ajanslarından  biri hata yapmışsa, o bize olumsuz olarak geri dönüyor. En dertli olduğumuz konulardan birisine temas ettim. Bazen yaptığımız pazar araştırmalarımızda, bizim kataloğumuzun başka dergilerde nerdeyse tamamen aynen taklit edildiğini görüyoruz. Bazen ürünlerin ismini, reklam çalışmalarının isimlerini bile aynı yazıyorlar. Tabi ki bu konuda hukuki mücadelemizi devam ettiriyoruz.  Esnek olmak gerekiyor. İnsanlar bize geldiği zaman yada biz ziyaretlerine gittiğimiz zaman hizmet olarak değil de, pazarlamacı olarak görülüyoruz.
BAŞARI İÇİN KİŞİLİKTE DEĞİŞİM ŞART…
Aynur İŞCİ
Sanayi Dergisi
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz