Devler yenilenebilir enerji yolculuğuna çıktı, biz yine treni kaçırmayalım

14.01.2017

370 Kişi Okumuş

0 Yorum

Devler yenilenebilir enerji yolculuğuna çıktı, biz yine treni kaçırmayalım
İyi ki tanımışız GÜNDER Başkanı Kemal Gani Bayraktar’ı… Temiz enerjiye bakışımız değişti. Dünya için somut bir şeyler yapma şansımız olduğunu anladık.
Hele Türkiye’nin güneş enerjisi ile elektrik üretiminde çok hızlı ilerleyebilecek kapasitesinin bulunduğunu rakamlara dayanarak anlatması bu konuda fikir dünyamıza derinlik kazandırdı.
Ve inandık ki enerji ihtiyacının yüzde 100’ünün yenilenebilirden karşılanması öyle hayal değil. Bir de Kemal Başkan bunları anlatırken dünya devlerinin atı aldığını Üsküdar’ı geçmelerine ramak kaldığını da görme şansını yakaladık.
Mesela dünya devi Panasonic, temiz enerji firması Tesla Motors’un New York eyaletindeki Buffalo kentinde bulunan fabrikasına fotovoltaik güneş hücreleri ve modülleri üretmek için 260 milyon dolar yatırım yaptı.
Ve Google’dan Apple’a son dönemin bütün yıldız kuruluşlarının bu alanda önemli adımlar attığını gözlemledik. Aslında bu adımlar dünya devlerinin iklim mücadelesi konusunda attıkları önemli adımlardı.
İşte bu noktada şöyle bir dünya turu atmak söz konusu olsa nelerle karşılaşırdık diye baktık. İşte temiz enerji konusunda sevindiren adımlar:
2016’da gerek politik gerekse ekonomik anlamda iklim değişikliği ve yenilenebilir enerjilere geçişle ilgili pek çok gelişme yaşandı.
Paris Anlaşması kararının alındığı 2015’teki COP21’in ardından Fas’ta gerçekleşen COP22 iklim zirvesine kadar herkes yenilenebilir enerjilere geçiş stratejileriyle ilgili pek çok karar açıkladı.
Geçtiğimiz yıl dünya devleri açısından iklim değişikliği konusunda farkındalığın arttığı, verimlilik, temiz enerji, çevreyle uyumlu ekonomik faaliyetler gibi kavramların daha çok konuşulduğu bir yıl oldu.
Birleşmiş Milletler havacılık endüstrisinde emisyonların azaltımı için harekete geçtiğini açıkladı. Norveç ormansızlaşmaya sebep olacak faaliyetleri durdururken, Norveç ve Almanya fosil yakıtlardan kurtulmak için adımlar atarak, fosil yakıtla çalışan araçları yasaklayacağını duyurdu. Kanada, 2018 itibariyle karbon vergisini devreye sokacağını kaydetti.
ABD’de, Başkan Obama yönetimi “karbonun sosyal maliyeti’’ ile ilgili bir toplantı düzenlerken, Pentagon iklim değişikliği konusunu askeri öncelik olarak belirledi.
Eyalet bazında, New Jersey yeni büyük gaz vergisine geçti. Oregon, Illinois ve California güçlü enerji ve iklim politikaları geliştirdi. Tüm bunların her sektördeki şirketlere etki etmesi bekleniyor.
İş dünyası da iklim değişikliği konusunda sessiz değildi. Bir çok şirket yenilenebilir enerjide ciddi yatırımlar gerçekleştirdi, bazı büyük şirketler bu yıl politik tartışmaların içinde yer aldı.
Aralarında Apple, Google, Amazon, Microsoft gibi teknoloji devlerinin de olduğu 100’den fazla şirket, Temiz Enerji Planı’na (Obama’nın enerji sektöründe emisyonu azaltmak için başlattığı hareket) destek için çağrı yaptı.
Ohio’da dokuz büyük marka yenilenebilir enerji ve verimlilikte resmi standartların yeniden oluşturulması için devlete baskı da bulundu.
Gıda devi General Mills gibi daha önce duruma sessiz kalan şirketler, işlerinin iklim değişikliği ile mücadelede ne kadar önemli olduğu fark etti.
Bu konuda ne yapacağı merakla beklenen Çin yeni kömür madeni onaylarını durduracak, 1000 kömür madenini kapatacak, rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarını artıracak.
Yenilenebilir, daha yeni teknolojilerin maliyetlerinin önemli biçimde düşmesiyle fosil yakıtları cezalandırıyordu… Dünyadaki en ucuz güneş tesisi Meksika’da kuruldu. Mayıs ayında Portekiz dört gün boyunca enerjisini yüzde 100 yenilenebilir enerjiden sağladı. Danimarka’da tek bir günde rüzgar tarlaları ülkenin ihtiyacının yüzde 140 fazlası enerji üretti.
Şirketler maliyetlerin düşmesinin ardından temiz enerjinin gelişimiyle birlikte yeni hedefler koymaya başladı. Walmart 2025’e kadar yüzde 50 yenilenebilir hedefi koydu. Microsoft ve Avery Dennison, temiz enerjide yeni hedefler duyurdu.
General Motors ve Google bir yıl içinde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçeceklerini açıkladı.
Blackrock’ın CEO’su Larry Fink, -dünyanın en büyük varlık sahibi- S&P 500’deki şirketlerin CEO’larına bir mektup göndererek, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetimsel konular hakkında stratejik planlarını sunmalarını istedi.
Bu yıl küresel ölçekte yapılan bir araştırma Y kuşağının yüzde 87’sinin “iş dünyasının başarısının sadece finansal performansıyla değil, diğer daha pek çok şeye göre ölçülmesi gerektiğine’’ inanıyor.
Bu jenerasyon, 2020’de işgücünün yüzde 50’sini oluşturacak. Dolayısıyla önem verdikleri değerleri paylaşacak işverenler arıyorlar.
Levi’s, su kullanımını tedarik zincirinde azaltmanın yollarını bulmak için 10 yılını harcadı. Şirket sistem değişikliğini sürdürmeye karar verirken, tarihinde ilk kez rakiplerini de kendi inovasyon laboratuarlarını görmeye davet etti.
Sonuç olarak dünya artan nüfusu ve azalan doğal kaynaklarını dengelemek için israfı önlemeyi enerjisini yenilenebilir kaynaklardan elde etmek için önemli adımlar atıyor.
Bizim bu adımların gerisinde kalmamak için Kemal Başkan’ın uyarılarına daha fazla ilgi göstermemiz gerekiyor. Aksi halde gelecek kuşaklara yine tren kaçırma hikayeleri anlatabiliriz.
Teknoloji gelişiyor, sektörler değişiyor bu da PR’nin start-up’ı
Son dönemde teknolojiyi kullanıp atak yapan firmalar çok öne çıktı. Bunlara start-up deniyor. Bu firmalar kısa sürede başarı hikayeleri yazıyor.
Adeta bir yıldız gibiler… Ancak bu firmaları sadece sektör biliyor. Biz ancak alınıp satıldıkları zaman ortaya çıkan büyük rakamlardan bu firmalardan haberdar oluyoruz.
Bu firmalar internet mecralarını kullandıkları için geleneksel medyada büyük reklamlar vermiyor. Ama bilinmek, tanınmak istiyorlar.
Ama bunları tanıtacak anlatacak iletişim firmaları yok. Yani bunların dilinden anlayan bu dili kitleselleştirip kamuoyuna mal edecek PR kuruluşları sıkıntısı var.
Bu sıkıntıyı ilk gören kuruluşlardan biri Piar İletişim. Start-upların hızla artan iletişim ihtiyaçlarını karşılamak için onlara uygun bir dille Türkiye’nin ilk online PR Mağazası Piar Dijital’i açtı.
Piar Dijital, ülke ekonomisinin itici gücü haline gelen start-up ve KOBİ’lere yeni nesil ve ihtiyaçlarına uygun iletişim hizmetleri sunmak üzere geliştirildi. Piar İletişim Ajans Başkanı Selin Batı Oran genç bir isim… Bu sistemi başlatma gerekçesini şu cümleler anlatıyor:
“Henüz fikir aşamasındaki start-uplardan alanında liderliği hedefleyen KOBİ’lere dek tüm şirketlerin markalarını tasarlamalarına destek olmayı ve hedef kitlelerine doğru kanallarla ulaşmalarını sağlamayı hedefliyoruz.
PR sektörü önemli bir dönüşümden geçiyor ve bu dönüşüme ayak uydurmak için özellikle basın iletişiminde birlikte projeler üreterek uzun vadeli sürdürülebilir ve güvenilir ilişkiler kurmak gerektiğine inanıyoruz.
Piar Dijital ile özellikle start-up ve KOBİ’ler için PR hizmetini ulaşılabilir kılmak amacıyla bu misyonu üstlendik. Kaliteli bir PR hizmeti almak herkesin hakkı ve bizler de sektördeki bu açığı görüp, ihtiyaca yönelik esnek paketler geliştirdik.
Tüm firmaların bu hizmetlerden faydalanmasını ve birlikte bu platformu daha da zenginleştirmeyi arzu ediyoruz. Şimdilik basın iletişimi, medya takibi, blog içerik danışmanlığı, faaliyet raporu, stratejik marka konumlandırma ve danışmanlık ve bilinen hizmetleri yapıyoruz.”
Başbakanı dinleyip ortaklık yapsalar hem kendileri hem de tüketici kazanacak
Yer Sapanca… Türkiye’nin önemli otellerinden birinde GSM şirketlerinin en üst seviyedeki yöneticileri toplanmıştı. Önce herkese açık bir toplantı yapıldı.
Sonra Binali Yıldırım geldi. O zaman Ulaştırma Bakanıydı.  Sektörün önde gelen isimleri ile basına kapalı bir toplantı yaptı.
Gazetecinin en çok merak ettiği toplantı basına kapalı olanıdır. Çok merak ettik. Sorduk soruşturduk.
Binali Yıldırım içeride sözünü sakınmamıştı. Sektörü ortak yatırımlar için uyarmıştı. “Rekabet edin ama bazı şeyleri ortak yapın” demişti,  bu işten herkese ekmeğin olduğunu vurgulamıştı.
Günler geldi… Günler geçti… Ve Binali Yıldırım başbakanlık görevine geldi.
Sektörü çok iyi biliyordu. Yine iletişim sektörüne dönük fiberde işbirliği yapın çağrısı yaptı. Yaptı yapmasına ama sektör bu işe yönelik adımlar atmakta çok istekli görünmüyor.
Ama sektörün bazı sivil toplum kuruluşları bu konuda bastırıyor. Başbakan Yıldırım’a tam destek veriyor.
TELKODER Başkanı Yusuf Ata Arıak bu isimlerin en başında geliyor. Bu konudaki hazırlıkları şu sözlerle anlatıyor:
“2017 yılı, gelirin bir anda artacağı bir dönem olmayacak doğal olarak…
Burada 2017 yılını değerli kılan şey, TELKODER olarak önemli katkılarda bulunduğumuz Ortak Altyapı Şirketi’nin kuruluşunun tamamlanması ve fiberde ortak altyapıya geçilmesi olacak.
Fiberde ortak altyapıya geçmek demek, sektörün büyümesi ve gelirlerini dengeli biçimde kullanması anlamına geliyor.
Fiberde ortaklık konusuna bir destekte Uydu Elektronik İletişim İş İnsanları Derneği (TUYAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Özaydın’dan geldi.
Özaydın, uydu elektroniği iletişim sektörünün fiber altyapının ortak kullanımını beklediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Uydu elektronik iletişim sektörünün en önemli sorunu Pay TV (öde-izle) platformlarının, hiçbir regülasyona tabi olamamasıdır. Bu haksız rekabete yol açmaktadır. Diğer yandan sadece TV yayıncılığı değil, veri iletişimi ve telefon hizmeti veren firmalar var.
Bu verilerin ülkemizde tutulması şartı getirilmeli. Ülkemizde 270 bin kilometre fiber altyapı var. Bu altyapı tüm yerli operatörlerce kullanılmalı ve dışa bağımlılığın ortadan kalkması için son kullanıcıda kota uygulaması kaldırılmalı. İnternet derin bir mecradır. Dünyanın hiç bir ülkesinde kota
Bankanın kılcal damarlarını bileni genel müdür yaptılar başarıya devam dediler
Finans sektöründe radikal değişim hep sıkıntı yarattı. Geçmişte yönetimlerinde radikal değişiklik yapan kurumların hem kendilerini hem de müşterilerini mağdur ettikleri görüldü.
Bu konuda tam 30 yıldır Türkiye’de katılım bankacılığı alanında adından söz ettiren Albaraka Türk’ün son dönemdeki yönetim değişikliği doğru örnek olarak gösterilebilir.
Albaraka Türk’ün kılcal damarlarını bilen bir isim yani Melikşah Utku genel müdürlük görevine getirildi. Sistem aynen devam etti. 4 yıl önce başlatılan projelerde olumlu sonuçlar alınmaya başlandı. Zaten bu projelerin başlatılmasında Utku’nun emekleri de vardı. Melikşah Utku bu süreci şu sözlerle değerlendiriyor:
“Gelişime ve değişime açık bir kurum olarak Albaraka Türk’ün, Türk bankacılık sistemi ve dünyadaki bankacılık sisteminin içerisindeki yeri ve geleceğini, yaklaşık dört yıl önce planladık.
Yatırımlarımız ve hayata geçirdiğimiz projelerimizle planlarımızı adım adım hayata geçirdik. Şubeleşmenin yanı sıra, dijital platformlarda gelişen, doğrudan müşterinin ihtiyaçlarını dikkate alarak hızlı çözümler sunabilen, teknolojik bir hizmet bütünlüğü ile katılım bankacılığında önemli bir fark yarattık.
Yaratılan bu fark Albaraka Türk’e ödül getirdi. Bahreyn’de 23’ncüsü düzenlenen Dünya İslami Bankacılık Konferansı’nda “Türkiye’de Katılım Bankacılığını En İyi Uygulayan Banka” seçilerek önemli bir başarıya imza attı. Albaraka Türk adına ödül törenine katılan Finansal Kurumlar Müdürü Mustafa Çetin, ödülü Bahreyn Merkez Bankası Başkanı Rasheed Mohammed Al Maraj’dan aldı.
Ayrıca uygulamalar dünyaya örnek gösterildi. Yönetimde süreklilik bu başarıda en büyük paylardan biri olarak değerlendirilmeli.”
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

BENZER İÇERİKLER

FACEBOOKTA BİZ